Ezine

Ezine Çanakkale

Çanakkale iline bağlı tarihi dokusu, Ege Denizine bağlantısı, şifalı kaynakları ile tarihi ve doğal güzellikler sunan şirin ilçemizdir. Kazdağları'nın eteklerinde kurulu ilçemiz, ülkemizde iyi bilinen Ezine Peynir'i ile ünlüdür.

Çanakkale İzmir kara yolu üzerinden rahat ulaşılabilir. Bozcaada'ya geçişin sağlandığı Geyikli Beldesi Ezine'ye bağlıdır. Ezine ve Geyikli İskelesi 30 dakika gibi kısa bir sürede alınabilir. İlçe merkezinde iskeleye dolmuş hizmeti verilmektedir.

Abdurrahman Camii : Cami Orhan Gazi döneminde 1310 yılında yapılmıştır. Kurucusu Abdurrahman Bey‘dir. Camii halk arasında ise Ulu camii olarak söylenir.

Seferşah Camii : Yıldırım Beyazıt döneminde yaptırılmıştır. Camii ilçenin merkezinde küçük bir mescittir. Caminin avlusunda Seferşah Bey’in temsili kabri bulunmaktadır.

Zeytinli Camii : İlçenin içindeki köprünün batısındadır. Hicri 1970 yılında inşa  edilmiştir. Kurucusu Kethüd Mehmet Efendi‘dir. 

Şeferşah Hamamı : Ezine içinde köprübaşında büyük bir çifte hamamdır. Geniş kubbeli soğukluk küçük bir ılıklık ve halbet bölümlerinden oluşmaktadır. 8 köşeli göbek taşının çevresinde 3 eyvan ve 2 halbet vardır. 

Ahi Yunus Türbesi : Türbedeki üç sandukadan birisi Ahi Yunus’a diğer ikisi onun kardeşlerine ait olduğu ifade edilmektedir. Türbe 1324 yılında Gazi Süleyman Paşa tarafından yaptırılmış olup, ahşap ve kiremit örtülü ve geniş pencereli bir yapıdır. Kasabanın fatihi gözüyle bakılır. Türbenin bugünkü hali yakın zaman mimarisidir.  

Eren Dede : Ezine‘nin güneyinde yer alan adını verdiği tepenin üzerinde bulunmaktadır. Kimliği hakkında bilgi yoktur. Her yıl Nisan ayının 3. Pazarında yapılan ziyaretler geleneksel  hale gelmiştir. 

Kemallı Köyü Camii : 14. yüzyılda I. Murat döneminde yapılmıştır. Tek kubbeli ana mekan ve çapraz tonozlu revaktan oluşmaktadır.

Kemallı Hamamı : Bölgenin en eski Osmanlı hamamıdır. Kemallı köyünde inşa edilen hamam soğukluk, ılıklık ve iki halbet bölümlerinden oluşan küçük bir yapıdır.  

Aslan Bey Türbesi : Kemallı köyünde caminin kuzeyindedir. 1383 yılında Selçuklu dönemi üslubunda yapılmıştır. 

Neandreia : Neandreia Kalesi Ezine, Mahmudiye ovalarını ve sahile tam manasıyla hakim bir yerde inşa edilmiştir. 630.000 m2’lik bir alanı kaplayan yerleşim yerinin surları ve kuleleri çok ilginçtir. Kulelerin bir kısmı M.Ö. 5. yüzyılda bir kısmıda M.Ö. 4. yüzyılda yapılmıştır. Döneminin en önemli kalelerindendir. Tapınağın güney doğusunda Apollon’un bir heykelinin bulunduğu yazılı kaynaklar ile bildirilmektedir. 

Alexsandreia Troas : Alexsandreia Troas kenti M.Ö. 310 yılında Antigonos tarafından kurulmuştur. Bir süre sonra Avrupa ve Asya kıtaları arasında kavşak noktası olan Hellespont ‘a yakın konumu nedeniyle Truva‘nın eski konumunu almıştır. İyi korunmuş limanından dolayı deniz yollarının kontrolünü ele geçirmiştir. Bundan öte kent ekonomik tarım ve toprağın doğal zenginliği ile de güçlenmiştir. Kentin ikinci kez canlanışı Roma İmparatoru Augustos tarafından gerçekleştirilmiştir. Koloninin burada kurulmasının nedenlerinden biri de Sezar’ın Alexsandreia Troas’ın başkent olabileceğini düşünmesidir. Buna benzer bir fikir Büyük Konstantin’in de aklından geçmiştir. Ancak daha sonra Bizansın başkentinin Konstantinopel olmasına karar verilmiştir. Kentin 19. yüzyıla kadar Eski İstanbul adını taşıması bu düşüncenin olası bir mirasıdır. Alexsandreia Troas erken Hristiyanlık döneminde önemli bir rol oynamıştır. Havari Poulus  kenti iki kez ziyaret etmiş ve Avrupa’ya Hristiyanlık dinini ilan etmeye karar vermiştir. Halen hamamı, sarayı, limanı, çarşısından kalıntılar bulunmaktadır. Dünya  turizmi açısından ve Hristiyanlığın başlangıç noktası olmasından dolayı büyük önem taşımaktadır. 

Kaplıcalar : Antigon zamanında kullanılmıştır. Rivayetlere göre İsa Peygamber’in havarilerinden Saint Paul buraya gelip bir ölüyü kaplıcaya sokmak suretiyle diriltmiştir. Kaplıcada sertlik  derecesi 0 olan bir içme suyu vardır. Konaklama için otel, lokanta ve ayrıca kür için banyo ile havuzlar vardır. Yapılan analizlere göre 1 lt suda antyonlar olarak 2681 mg-klor, 32 mg-sülfat, 3 mg-nitrat, 336 mg-hidro karbon ve kanyonlar olarak 2396 mg-sodyum, 624 mg kalsiyum, 22 mg magnezyum bulunmaktadır. Kaplıca suyunun sıcaklığı 54-75 derece arasında değişmektedir. Kaplıca kadın fenasül hastalıklarına, cilt hastalıklarına, romatizma, siyatik gibi hastalılara iyi gelmekte bağırsak parazitleri için tedavi edici nitelik taşımaktadır. 

Tavaklı Sahilleri : Oksijen dolu ormanları, tertemiz denizi ve doğasıyla turizme kucak açan cennet bir köşedir Tavaklı Sahilleri. Yıllar boyunca medeniyetlerin beşiği olmuştur. Her türlü deniz sporlarının yapılabileceği bir mekan olan tavaklı sahillerinin aynı zamanda bünyesindeki ormanlarda da her türlü sporu yapmak mümkündür. 

Dalyan Koyu : Ormanla denizin, geçmişle geleceğin buluştuğu Dalyan Koyu keşfedilmemiş bir doğa harikasıdır. Bereketli denizinden çıkan ürünleriyle, radyoaktif sahiliyle geçmişten buyana  bir liman şehri olması itibariyle önemli bir koydur.

   
   
     
     
  Çanakkale Hakkında:  
     
     
     
     
  Öne Çıkanlar:  
     
     
     
     
  Çanakkale'yi Keşfet: