BİGA

BİGA
17 Ekim 2015 tarihinde eklendi, 1.327 kez okundu.

Çanakkale’nin en büyük ilçesi olduğu kadar 110 köyü ile Türkiye’nin en çok köyüne sahip ilçesidir. Bu güzel ve şirin ilçenin en büyük özelliği bölgenin tarım merkezi olmasıdır. Domatesi, biberi ve pirinci ile ünlüdür.

Hayvancılık da gelişmiştir. Yoğurdu da meşhurdur. Peynir tatlısını, lokumunu, köftesini de unutmamak lazım.

Parion antik kenti, Biga’nın antik dönemde ne kadar önemli bir nokta olduğunun kanıtıdır. Ülkenin en büyük sanayi kuruluşlarından İÇDAŞ Demir Çelik fabrikası bölge insanının refahının artmasına ve sosyo-ekonomik gelişmişliğe büyük katkı yapmaktadır.

Tarih

İlçenin toprakları Asya ile Avrupa arasında bir geçiş yeri olmasından dolayı bir çok uygarlığın izlerini taşımaktadır. Bugüne kadar yeterli sayıda arkeolojik kazı ve inceleme yapılamadığından adı ve kuruluşu hakkında kesin bir bilgi yoktur. Biga adının Latince kökenli bir sözcük olduğu ve “iki atla çekilen iki tekerlekli araba” anlamını taşıdığı bilinmektedir. Kent Bizans döneminde Pegai olarak adlandırılmıştır.

Pegai ya da Pegae adının Eski Yunan Mitolojik kahramanlarından Herakles (Herkül)’in atı olarak bilinen Pegasus’tan gelebileceği düşünülmektedir.
Bölgenin binyıllardır ormanlık bir alan olması ve denize yakınlığı Heraklesin bu bölgelerde sıkça bulunduğu savlarını güçlendirmektedir. Bazı kaynaklarda Biga’nın Truva’nın ilk kralarından Ancomenen tarafından M.Ö. 2000-1900 yılları arasında bir koloni olarak kurulduğu zikredilmektedir. Biga’nın iskelesi olan Karabiga da tarihi bir limandır ve Priapos kentinin kalıntıları bugün dahi gezilebilmektedir. Bu bölge Makedonya Kralı Aleksandros (Büyük İskender)’un Perslere karşı girdiği ilk çarpışma olan Granikos meydan savaşının M.Ö. 334’de yaşandığı yerdir.

Bölge daha sonra Helenistik dönemde Bergama krallığı topraklarına dahil edilmiştir. M.Ö. 180’lerde Romalılar bölgeyi ele geçirmişler ve Batı ve Orta Anadolu’yu içeren Asia eyaletine katmışlardır. Bu dönemden sonra 1300 yıl kadar Roma ve Bizans İmparatorlukları egemenliğinde kalan bölge 1200’lü yılların sonlarına doğru, Selçuklukların son döneminde bölgeye yerleşen Karesioğulları tarafından fethedilmiş ve daha sonra da 1331’de bu beyliğin tüm toprakları ile birlikte Osmanlıların eline geçmiştir.

Biga ve çevresi millî mücadele döneminde Yunanlılarca işgâl edilmiştir. Bu dönemde ilçe de birçok çete türemiş, ve kanlı baskınlar yaşanmıştır. Milli Mücadele yıllarında Biga bazen Anzavur kuvvetlerine bazen de Milli Kuvvetlerin eline geçmiştir. Anzavur kuvvetleri kenti işgal ederken Edremit Kaymakamı Hamdi Bey’i Arkadaşı Kani Bey’i Jandarma Komutanı İsmail Hakkı Beyi ve bir çok jandarma erlerini şehit ederek girmişlerdir. Bu Milli Mücadele Kahramanları bugün Namazgah mevkiindeki şehitlikte yatmaktadırlar.
Anzavur İngilizlerle görüşmek üzere Karabiga’ya giderken Yeniçiftlik’li Mehmet Efe ve Çingene ali tarafından vurulmuş böylece Biga ve civarı Anzavurdan kurtarılmıştır.

Türk Ordusunun Teşkilatlanması, İnönü ve Sakarya Zaferlerinden sonra işgal orduları bozulup Anadolu’dan kaçmaya başlayınca Biga’daki Yunan İşgal Komutanı Bandırma’ya çekilmiş ilk defa Milis Kuvvetleri Biga’ya ve arkasından da Ordu Birlikleri şehre girerek 18 Eylül 1922′ de işgal ordularının zulmünden kurtarılmıştır.

Osmanlı Devleti dönemlerinde Sancak Merkezliği yapan Biga Cumhuriyetin ilanından sonra İlçe merkezi olmuş ve Çanakkale iline bağlanmıştır. Cumhuriyetin ilk yıllarında geniş bir idari alana sahip olan İlçe kendisine bağlı bulunan Yenice Bucağının 1945, Çan bucağının da 1949 yılında İlçe Merkezine dönüşmüştür.
Osmanlı İmparatorluğu döneminde sancak merkezi aslında Biga olup, cumhuriyetle birlikte merkez Çanakkale köyü il olarak değiştirilmiştir ve Biga ilçe olarak Çanakkale’ye bağlanmıştır.

Cumhuriyetin ilk yıllarında çok geniş bir idarî alana sahip olan ilçe, 1945 yılında Yenice beldesinin, 1949 yılında da Çan beldesinin ilçe olması nedeniyle, büyük toprak ve nüfus kaybı yaşamıştır. Bu son değişiklik ile beraber ilçe sınırları bugünkü hâlini almıştır.

Coğrafya

Biga, Türkiye’nin Marmara bölgesinin güney batı bölümünde Çanakkale ilinin en büyük ilçesidir. İlçenin yüzölçümü 1331 km2 dir. İlçe merkezi coğrafi konumu 27 derece 15 dakika doğu boylamı ile 40 derece 13 dakikalık kuzey enleminin kesiştiği noktadadır. Greenwich ile Biga arasında 1 saat 49 dakikalık zaman farkı vardır.

Biga kendi adı ile adlandırılan Biga yarımadası üzerinde kurulmuştur. Biga, antik çağlardaki adı Granikos olan Kocabaş çayının sol yamacında eğimli bir yüzey üstünde kuruludur. Denizden yüksekliği ortalama 50 metredir. İlçenin doğusunda Balıkesir’in Gönen ilçesi, batısında Çanakkale’nin Lapseki ilçesi, güneyinde Çanakkale’nin Çan ve Yenice ilçeleri, kuzeyinde ise Marmara Denizi bulunmaktadır. İlçe Çanakkale’ye Lapseki üzerinden 90 km uzaklıktadır. İlçe toprakları Marmara Denizi’ne kıyı ise de ilçe merkezi denizden 15 km içeridedir.

İlçe Akdeniz ve Karadeniz iklimleri arasında bir geçiş iklimine sahip ise de kıyıdan 30-40 km sonra arazinin yükselmesiyle kara ikliminin etkisi başlar. Yazların sıcak ve kuraklığı Akdeniz iklimini, kışların serinliği ve soğukluğu kara iklimini, ilkbaharın yağmurları ve nem fazlalığı Karadeniz ikliminin özelliklerini taşır. Yazın ortalama 25-30 derece olan sıcaklığın Temmuz ve Ağustos ayında 40 dereceye kadar çıktığı görülür. Ortalama nem oranı 30 ile 85 arasında değişkendir.

Nüfus

Biga merkez, Balıklıçeşme, Mozçeşme, Yeniçiftlik, Karabiga ve Gümüşçay beldeleriyle birlikte toplam nüfusu, 2012 Yılı Adrese Dayalı Nüfus Kayıt sonuçlarına göre 83.594’tür.

Ulaşım

Biga’nın transit bir yol ve kavşak üzerinde olması; İstanbul’a Bandırma üzerinden feribotla 3 saatte, karayoluyla Bursa’ya 3 saatte, İzmir’e 6 saatte, Edirne’ye 4 saatte, Ankara’ya 8 saatte ulaşım imkanı vermektedir.

Bandırma 60 dakikalık bir mesafede olduğu için, deniz otobüslerini kullanılarak İstanbul Yenikapı’ya geçilebilmektedir.

Gezilecek yerler

Parion: Balıklıçeşme beldesine bağlı Kemer köyünün 1 km. doğusundadır. Biga Yarımadası antik yerleşim yoğunluğu açısından Dünyada eşine az rastlanır yörelerin başında gelir. Parion da bu yarımadada yer alan antik yerleşimlerden biridir. Parion’un ismi ilk kez Herodotos’da geçmiştir. M.Ö. 709 yılında kurulduğu düşünülen Parion’un, ‘Kolonizasyon Çağı’nda Erythrai’li, Miletos’lu ve Paros’lu göçmenler tarafından iskan edildiği söylenmektedir. Ayrıca kentin Thasos adasından gelenlerce kolonize edildiği şeklinde de görüşler vardır. 2005 yılından bu yana Prof. Dr. Cevat Başaran başkanlığında sürdürülen kazılar çerçevesinde 5 bin kişi kapasiteli amfitiyatrosu ve nekropol, Roma villası, yamaç yapısı ortaya çıkarılmıştır.

Priapos: Karabiga’daki bu antik kent adını Tanrıça Aphrodite’nin Dionysos’la sevişmesinden doğan oğlu bağ-bahçe tanrısı Priapos’dan almaktadır. M.Ö. 5. yüzyılda şarapçılığıyla ün kazandığı ve Yunanistan’a şarap gönderdiği biliniyor. Evliya Çelebi’nin söz ettiği “6 köşeli bakımsız kalesinin” duvarları ve burçları bugün hala gezilebilir. Yörede ayrıntılı bir kazı yapılmamıştır.

Çarşı Camii ve Büyük Şadırvan: Gelibolu’lu Tahsin Kalfa’nın 1911 yılında yaptığı Çarşı Camii’nin ibadet mekanı tek, son cemaat mahalli ise üç kubbelidir. Caminin tam karşısında bulunan, gene 1911 yıllarında yapımı tamamlanan, 12 kubbeli mermerden şadırvan ise görülmeye değer eserlerdendir.

Granikos Savaş Alanı: Büyük İskender’in Anadolu’yu geçerken, 40 bin kişilik Pers ordusuyla M.Ö. 334 yılında yaptığı savaş bu alanda gerçekleşmiştir. Karabiga belgesinin girişinde yer almaktadır, hiç bir kalıntı yoktur.

Ulu Cami: 500 yıllık geçmişiyle Biga’nın en eski camii… Temel duvarları üç sıra tuğla ve bir sıra kesme taştan örgüsü ile Beylik Devri, Osmanlı yapısı karakterini taşımaktadır. Üst kısımları tuğla örgülüdür.

Mehmet Rüştü Bey Konağı: Alanyalı kereste tüccarı Mehmet Rüştü Efendi’nin 1800’lerin sonlarında yaptırdığı konak. Torunları konağı koruma altına alarak, restore ettirdi. Otel olarak kullanılıyor.

Halimbey Konağı: 19. yüzyıl sonlarında, yelkenli gemisiyle Antalya ile Karabiga arasında ticaret yapan Mustafa Bey Biga’ya yerleşir. Çocukları İbrahim , Lütfü ve Halim Gürsel Biga’da iki un fabrikası kurarlar. Bu tarihi köşk Halim Gürsel’e ait idi. Uzun süre harap halde kalan konağı Biga Belediyesi 2008 yılı içerisinde Kent Müzesi yapmak için devraldı. 2009’da restorasyonu tamamlanan köşk kent müzesi olarak hizmete açıldı.

Aksaz, Şahmelek: Biga’nın temiz deniziyle bilinen sayfiye mekanı…

Nilüfer Gölü: Kalafat Köyü’nün hudutları içerisinde bulunan, yüzeyleri nilüfer çiçekleriyle kaplı göl kümeleri Nilüfer Gölleri adeta Biga’nın Abant’ı denilebilecek güzellik arzeder.

Biga Şehitliği: Hamdibey mahallesi Namazgah semtindedir. Çanakkale savaşlarında cephede yaralanarak Biga’da bulunan 1.850 yataklı Harp hastanesinde sevk edilen ve ancak kurtarılamayarak şehit olan 173 askerimizin mezarları vardır. Hamdi Bey’in mezarı da buradadır. Anıt 1916 yılında yapılmıştır.

No ratings yet.

Please rate this

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Sayfa başına git